Ataturk

  • Facebook
  • Twitter
  • instagram
  • instagram
  • instagram
 

Deniz Kestaneleri Nedir?

Deniz kestaneleri adında beli olduğu gibi kestane büyüklüğünde ancak üzerlerinde yüzlerde diken olan bir deniz canlısıdır. Özellikle ülkemizin denizlerinde, kıyılarda denize girenler tarafından sıklıkla görülmektedir. Omurgaları olmayan, dikenlerle kaplı bir canlıdır.

 

 

Deniz Kestaneleri Tarihçe

Deniz kestanelerinin de diğer deniz canlıları gibi, insanlıktan hatta dinazorlardan önce var olduğu araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Günümüzden 500 milyon önce yaşadıklarına dair bulgular mevcuttur.

 

Deniz Kestanesi Temiz Denizlerde Bulunur

Deniz kestaneleri suyun kirlilik derecesinden çabuk etkilenen deniz canlılarıdır. O yüzden deniz kestanelerini kirli denizlerde görmek mümkün değildir. Ülkemizdeki tüm denizlerde deniz kestaneleri bulunmaktadır.

 

Deniz Kestaneleri Nerelerde Olur?

Deniz kestaneleri, kıyılardan, 5000 metre derinliğe kadar yayılmış bir canlıdır. Dünyadaki tüm okyanus ve denizlerde, deniz kestanelerin görülmesi mümkündür.

 

Deniz Kestanelerin Boyutları Ne Kadardır?

Dikenlerle ile kaplı dış yüzeyinin, iç tarafında küreye benzeyen bir kabuk bulunur. Genellikle kabuklarının boyutları 3-5 cm arasındadır. Bazı büyük boyutlu olanları 10 cm’e kadar çıkabilirler.

Deniz kestanesinin dikenleri genellikle 1-2 cm uzunluğundadır. Bazı okyanusta yaşayan deniz kestanelerinin dikenleri 20 cm’e kadar ulaşabilir.

 

Deniz Kestanesinin Dikenleri Zehirli Mi?

Deniz kestanesi, denizin içinde hayatta kalabilmek için ve kendisini savunabilmek için dikenlerini kullanır. Dikenler dış etkilere karşı, tepki verebilirler. Ayrıca dikenlerin diplerinde bulunan ayaklar sayesinde hareket edebilirler. Deniz kestanesinin dikenleri zehirli değildir ancak üzerine basıldığında, insan derisinin içine girerek, kırılırlar ve çıkarılmaları oldukça zor olmaktadır.

 

Deniz Kestaneleri Diken Fırlatır Mı?

Bir çok kişinin görüşü, deniz kestanelerinin tehlike hissettiğinde, iğnelerini fırlatma yeteneğine sahip olduğudur. Bu kesinlikle doğru değildir, deniz kestaneleri iğnelerini fırlatamazlar.

 

Deniz Kestanesi İnsanlara Saldırır Mı?

Deniz kestanelerin hareket kabiliyeti çok kısıtlıdır. Dikenlerinin oynamalarının dışında, hareket ettiklerinin görülmesi çok zordur. Ayrıca yukarıda belirtildiği gibi dikenlerini de fırlatamazlar. Deniz kestanelerin üzerlerine basılmadığı sürece, hiç bir şekilde insanlara zarar veremezler.

 

Deniz Kestaneleri Hangi Renklerde Olur?

Deniz kestanelerin renkleri mat olmaktadır. Ülkemizde kıyılarda görülen deniz kestanelerinin hepsi siyah renklidir. Aynı zamanda deniz kestaneleri, kahverengi, mor, yeşil ve koyu yeşil olabilirler.

 

Deniz Kestanelerinin Beslenmesi

Deniz kestanelerinin kabuğunun iç tarafında bir adet ağzı vardır. Bu ağız sayesinde, denizden sağladığı besinler ile yaşar. Genellikle deniz yosunları ile beslenirler.

 

Deniz Kestanelerinde Üreme

Deniz kestanelerinin hem dişi hem de erkek cinsleri vardır. Deniz kestaneleri üreme sırasında bir araya gelerek, yumurta ve spermlerini bırakırlar. Bu sayede suyun içinde döllenme gerçekleşir. Daha sonra döllenen yumurtalar temel canlı yapıyı oluşturur.

 

Deniz Kestaneleri Yenir Mi?

Deniz kestaneleri özellikle Uzak Doğu ülkelerinde yemek olarak yenmektedir. Avrupa’nın bazı ülkelerinde de yenmektedir. Japonya, Çin ve Yunanistan’da yenmektedirler. Ülkemizde deniz kestaneleri, çok büyük çoğunluk tarafından yemek olarak düşünülmez.

 

Deniz Kestanelerinin Faydaları

Deniz kestanesinin kabuğunun içindeki turuncu yumuşak kısmın besin değerinin oldukça yüksek olduğu ve bazı faydalarının bulunduğu, araştırmalar sonucu kanıtlanmıştır. Çin’de ve Sicilya’da deniz kestanelerinin iç kısımları kullanılmaktadır.

Çin’de derideki yaraların iyileştirilmesinde, Sicilya’da ise cilt sağlığı bakımından doğal ilaç olarak kullanılmaktadır. Bir çok kozmetik üründe de deniz kestaneleri bulunmaktadır.

 

Deniz Kestanesi Dikeni Nasıl Çıkarılır?

Yaz aylarında genellikle, deniz kestanelerinin üzerine basılması sonucu yaralanmalar olmaktadır. Deniz kestanenin dikenleri çok ince (1-2mm) olduğu içi deri içinde kırılmaktadır.

Dikenlerin çıkarılması için en uygun yol, batma olan bölgenin sıcak suda en az yarım saat bekletilmesi, mevcut deri yumuşatıldıktan sonra zeytinyağ sürülmesi ve batan bölgenin güneşe tutulmasıdır. Bir süre beklendikten sonra dikenlerin uçları dışarıya doğru çıkmaya başlayacaktır. Bu durum gerçekleştiğinde cımbız ile çekilebilirler.

Dikenleri çıkarmak için, yumuşatılmamış deriyi, cımbızla zorlamak ve daha çok zarar vermek en sık yapılan hatalardır. Bunu yapmak yerine bir doktora görünmeniz daha doğru olacaktır.

Ahtapotlar Nedir?

Ahtapotlar, uzun kolları ve kocaman kafaları ile her zaman ilgi odağı olmuşlardır. Bir çok kişi tarafından korkulu gözlerle bakılan ve bazı korku filmlerine konu olmuş dev ahtapotları biliyorsunuzdur. Ahtapotlar, 8 adet ve üzerlerinde vantuzlar bulunan güçlü kollara sahiptir. Dünya üzerinde 300’den fazla türde ahtapot türü vardır. Kafadan bacaklılar sınıfına aittirler.

 

Ahtapotların Tarihçesi

Deniz yıldızları gibi ahtapotlarda oldukça köklü bir geçmişe sahiptir. 296 milyon yıl önce de yaşadıkları tespit edilmiştir. Dinozarların neslinin tükenmesinden çok daha eskiden yaşadıkları bilinmektedir. Kalamar ve mürekkep balıkları da kafadan bacaklı olmalarından dolayı bir ahtapot türü sayılmaktadırlar.

 

Ahtapotun Yapısı Nasıldır? 

Ahtapotlar oldukça yumuşak bir gövde yapıya sahiptir. 8 uzun kolları vardır. Yumuşak olduğu için çok iyi şekilde şekil değiştirebilir ve kendi boyutundan çok daha küçük yerlere, gövdesini sıkıştırarak girebilir. İki gözü vardır, ağzı ise kollarının ortasında yer alır.

 

Ahtapotun Boyutları Ne Kadardır?

Ahtapotların erişkinlerinin genellikle 15 kg ağırlığında olduğu ve kollarının açıklığının yaklaşık 4 metre olduğu kabul görmektedir. Bugüne kadar bu türdeki bir ahtapot için kaydedilmiş en fazl ağırlık 71 kg olmuştur.

Ancak Kuzey Pasifik’te dev ahtapot yaşadığı bilinmektedir. Pasifik Okyanusu’nda 272 kg ağrılığında ve 9 metre kol açıklığında ahtapot kaydedilmiştir.

Bu dev ahtapotların yanında boyları 2 cm’yi geçmeyen kafadan bacaklı küçük ahtapot türleri de bulunmaktadır.

 

Ahtapotların Hızı ve Renk Değiştirmesi

Ahtapotlar, düşmanlarından korunmak için oldukça etkili özelliklere sahip bir canlı türüdür. Saklanma ve kamuflaş yeteneklerinin gelişmesinin yanında, çok hızlı hareket edebilme ve korunabilmek için mürekkep fışkırtma özellikleri vardır.

Ahtapotlar saatte 40 km hıza ulaşabilirler. Bu hız, deniz canlıları kıyaslandığında, Barakuda balığının maksimum hızına neredeyse eşdeğer bir hızdır. Bu hıza yapıları gereği uzun süreli ulaşamazlar sadece tehlike anında püskürme hareketi sonucu hızlanabilirler.

Bulundukları ortamın rengine göre, karada yaşayan sürüngenlerden olan bukelemunlar gibi renk değiştirerek uyum sağlayabilirler. Bu sayede kamuflaj olarak, avcılarından korunabilirler. Bu yüzden ahtapotlara ‘’deniz bukelemunları’’ da denmektedir.

Florida bölgesinde yalayan bir ahtapot türü, bir kaç saniye içinde yeşil, mavi, kırmızı ve beyaz rengine bürünebilmektedir.

 

Ahtapotlar Zehirli Midir?

Tüm ahtapotların içlerinde belirli bir oranda zehir bulunur. Ancak sadece mavi halkalara sahip olan ahtapotlar insanlar için ölümcül oranda zehir taşıyabilirler. Ülkemizde zehirli ahtapot bulunmaz, mavi halkalı zehirli türleri, Pasifik Okyanusu’nun doğusunda mevcuttur. Genellikle, zehir ahtapotun tüküğünde bulunur. Bazı avlarını, tükürükleri ile felce uğrattıktan sonra yerler.

Ahtapot zehirinin, henüz bulunan bir pan zehiri yoktur. Saldırgan değillerdir, tahrik edildiklerinde ya da yanlışklıkla üzerlerine basıldıklarında ısırırlar.

 

Ahtapotların Gelişmiş Beyni Vardır

Ahtapotlarının beyinlerinin büyüklüğü bazı omurgalı canlılardan bile beyin-vücut kütle oranı bakımından fazladır. Ahtapot ve mürekkep balığı yumuşakcalar içinde en büyük beyin kütle oranına sahiplerdir.

Ahtapotun sinir nöronları kollarındadır ve bu sayede çok daha hızlı bir şekilde algılarını kullanabilir.

Ahtapotlar üzerinde yapılan deneylerde, zeka yetenekleri olduğu gözlemlenmiştir. Bazı deneylerde kısa ve uzun süreli bellek sahibi oldukları keşfedilmiştir. Öğrenme yeteneklerine sahip oldukları da kanıtlanamasa da gerçekliği henüz netleşmemiştir.

Problem çözümüne sahip oldukları görülmüştür. Oyun olarak tanımlanabilen hareketlere sahip oldukları gözlemlenmiştir.

 

Ahtapotlar Kaç Yıl Yaşar?

Ahtapotların yaşam süreleri çok uzun değildir. Bazı türleri altı ay kadar yaşayabilirler. Ahtapotların yaşamları üremeleri ile ilgilidir. Ahtapotların üreme organları hormonların etkisi ile sindirim bezlerinin etkinliğini kaybetmesine neden olur. Bunun sonucunda ahtapotlar açlıktan ölürler.

Kuzey Pasifik Dev ahtaporu ise yaklaşık 5 yıl kadar yaşam süresine sahiptir. Ahtapotların Hareketi Genellikle uzun kolları ile sürünerek hareket ederler. Aceleri olmadıklarında hızlı hareket etmezler. Kollarını uzatarak güç alarak, zeminde hareket ederler. Kollarındaki vantuzlar sayesinde, rahatça tutunabilirler. Tehlikelerden kaçmak için su püskürterek fırlayabilirler. Mantolarından dışarı püskürttükleri suyun zıt etki yaratması ile hızlıca fırlayabilirler.

 

Ahtapotlar Ne ile Beslenir?

Ahtapotların hepsi hayatta kalabilmek için avlanmak zorundadırlar. Etobur canlılardır. Kayaların aralarında yaşamalarının sebebi saklanmaları ve yem bulabilmeleri içindir.

Deniz tabanında yalayan ahtapotlar, deniz solucanlarını, deniz salyangozlarını ve kabuklular ile beslenirler. Pasifikte bulunan büyük ahtapotlar ise yengeç, midye, istiridye gibi canlıları rahatlıkla yerler.

Zekaları sayesinde, midyelerin kabukları arasına taş sokarak, kapanmalarını engllerler ve içlerini yerler.

 

Ahtapotlar Karada Ne Kadar Yaşar?

Vucüdları nemli olduğu için kara koşullarında uzun süre yaşayamazlar. Çok nadirde olsa büyük ahtapotların, kumsallarda bulunan yengeçleri avlamak için karaya çıktıkları görülmüştür.

Deniz Yıldızı Nedir? 

Deniz yıldızları görsel olarak hoş olmasından ve renkli görüntülerinden dolayı, bir çoğumuzun dikkatini çekmeyi başaran canlılardır. Hatta kuruduklarında süs eşyası olarak da kullanılmaktadırlar. Deniz yıldızlarına, bilimsel olarak Asterioda adı verilmektedir. Kelime anlamı ‘’yıldız-şekillidir’’ ve 1830 yılında bir Fransız zoolog tarafından verilmiştir.

 

Deniz Yıldızı Tarihçesi

Tarihteki ilk deniz yıldızı kalıntılarına, 450 milyon yıl öncesine rastladığı ön görülmektedir. Bu dinazorlardan bile çok eski bir tarihtir. O kadar uzun süredir, deniz yıldızları çeşitli şekil değişiklikleri ile günümüze kadar yaşamaya devam etmeyi başarmıştır.

 

Deniz Yıldızları Nerelerde Görülür?

Deniz yıldızları soğuk deniz suyuna dayanıklıdırlar. Üstelik deniz seviyesinden 6000 metre derinlikteki yerlerde bile yaşayabilirler. Dünyada, en soğuk kutup deniz sularından, sıcak tropikal deniz sularına kadar bir çok bölgede yaşayabilirler. Genellikle kırmızı ve turuncu olmalarının yanında mavi, kahverengi ve gri renkli olanları da vardır.

Deniz yıldızları, tatlı sularda yaşayamazlar. En çok görülen türleri ise kıyılara yakın bölgelerde gözlemlenir.

 

Deniz Yıldızı Türleri

Ülkemizdeki denizlerde gördüğümüz deniz yıldızları genellikle turuncu veya kırmızı renklidir ve 5 kola sahiptir. Ama dünya üzerinde kol sayısı daha fazla olan ve değişik türlerde 1500 adet deniz yıldızı olduğu bilinmektedir.

 

Deniz Yıldızı Yapısı Nasıldır?

Deniz yıldızlarının genellikle 5 kolu ve her kolu üstünde yüzlerce ayağı bulunur. Bu ayakların bazıları vantuz görevi yaparak, çok iyi şekilde tutunmayı sağlarlar. Yapıları gereği her yöne hareket edebilirler.

Bir çoğu hızlı hareket yeteneğine sahip değildir. Dakikada en fazla 15 cm yer değiştirebilirler. Sadece bir tür deniz yıldızı, dakikada 2.7 metre yol alabilir.

Deniz yıldızının beyni bulunmamaktadır ancak çok karmaşık merkezi bir sinir sistemi bulunmaktadır. Ağız çevresi ve kollarda uzanan sinir ağları vardır. Tüm sinir ağ ve uçları, ışığa ve dokunmaya duyarlıdır, algılayabilirler.

 

Deniz Yıldızı Beslenmesi

Kolları sayesinde avlarına ulaşabilirler ve beslenme döngüsünü gerçekleştirebilirler. Ayaklarındaki vantuzlar ile midyeleri tutan deniz yıldızı, midyenin içini açabilir ve midyenin içindeki yumuşak kısmı yiyebilir. Bir çok deniz yıldızı, yosunları, midyeleri, deniz salyangozlarını ve süngerleri yiyerek beslenirler.

 

Deniz Yıldızı Ömürleri Ne Kadardır?

Deniz yıldızlarının yaşam süreleri türlerine göre değişkenlik gösterir. Erken erişkinliği ulaşan deniz yıldızları daha kısa ömürlü olurlar. Örneğin erişken ağırlığı 20 gr olan bir tür, 2 yılda cinsel olgunlağa ulaşır ve 10 yıl ömürlü olabilmektedir.

Ancak erişkin ağırlığı daha ağır olan ve 80 gr’a kadar ulaşan başka bir tür, 5 yılın sonunda cinsel olgunluğa ulaşır ve 34 yıl kadar yaşayabildiği görülmüştür.

 

Deniz Yıldızı Ekolojik Etkisi

Deniz yıldızlarının ekolojik deniz yaşamında ve beslenme döngüsünde önemli özellikleri bulunmaktadır ancak bazı değişikler ekolojiye de zarar vermelerine neden olmaktadır.

Bazı biyolojik çeşitliliği tehdit eden midye türlerinin olduğu yerlere bırakılan deniz yıldızları, bir süre üçünde midyelerin azalmasına sebep olmuş ve dengeyi sağladığı görülmüştür.

Fakat bunların dışında, deniz yıldızlarının ekolojiyi bozduğu da görülmektedir. Özellikle göçmen deniz yıldızları, mercan resiflerine ciddi zarar vermektedir. Mercan ile beslenen deniz yıldızları, resflerin önemli derecede yok olmasına sebep olmaktadır.

Dünya üzerinde ticaretin artmasından dolayı, gemilerin balast suları ile dünyanın çok farklı bölgelerine, asla ulaşamayacak canlılar taşınmaktadır. Bir tür deniz yıldızı da, bu şekilde taşındığı düşünülüyor, Polinezya’daki mercan resiflerinin 3 yıl içerisinde büyük kısmını kaplamıştır.

Ayrıca başka bir bölgeden gemiler ile Tasmanya’ya ulaşan bir deniz yıldızı türü, bölgede mideyelerin soyunun tükenme tehlikesine girmesine sebep olmuştur. O bölgede deniz yıldızları tehlikeli tür olarak tanımlanmaktadır.

 

Deniz Yıldızı Üremesi

Deniz yıldızlarının büyük çoğunluğu eşeyli ürer yani dişi ve erkek cinsleri vardır. Fakat farklı tiplerde üreme durumları mevcuttur. Dışarıdan dişi veya erkek oldukları ayırt edilemez. Yumurtlama döneminde ayırt edilme şansı vardır.

Bazı deniz yıldızları bölünerek üreyebilirler. İkiye bölünürler ve bölündüklerinde yeni deniz yıldızları oluşur.

Bazı deniz yıldızları ise cinsiyet değiştirirler. Yaşamlarının bir kısmını erkek olarak geçirmiş deniz yıldızı dişi özellikler göstermeye başlayabilir.

Ama en ilginç üreme tipi olan deniz yıldızları, kuluçkaya yatanlardır. Yumurtalarının üzerine tavuk gibi yatarak, kuluçka bekleyen deniz yıldızları da mevcuttur.

 

Deniz Yıldızı İçin Tehditler

Deniz yıldızları, bazı kendi türleri, yengeçler, martılar, bazı balıklar ve deniz samurları tarafından birer yemdirler. Bu canlılardan korumak için vucüdlarında, kötü bir tat veren saponinler bulunur. Bazı türlerinde sümüksü bir dış katman salgılanır, bazıları da keskin dikenler ile kaplıdır. Bu şekilde yaşama şansı yakalamaya çalışırlar.

Deniz Kaplumbağası Nedir?

Denizde uzun yıllar yaşayabilen deniz canlılarının başında deniz kaplumbağaları gelmektedir. Yumurtlama haricinde karaya çıkmazlar, erişkinlik derecelerine göre, suyun altında yarım saat ile dört saat arasında, yüzeyden nefes almadan kalabilirler. 100 ile 120 yıl arasında yaşam ömürleri vardır.

120 milyon yıldan fazla bir süredir, dünyanın okyanus ve denizlerinde deniz kaplumbağalarının bulunduğu bilinmektedir. Dinazorların bile 65 milyon yıl önce yaşadıkları varsayılmaktadır. O yüzden geçmişleri, insalık tarihinden çok daha eskilere dayanmaktadır. Deniz ve kıyı eko sistemlerinin dengesi bakımından önemli role sahiplerdir. Kıtalar arası yolculuk yaptıkları bilinmektedir.

Derilerinin kalınlığı sayesinde dört derecenin altındaki soğuk deniz sularında bile yaşayabilirler. O yüzden dünyanın en kuzeyinde bulunan Alaska’da ve dünyanın en güneyinde bulunan ve Antartika’ya oldukça yakın olan, soğuk deniz sularına sahip Şili’de bile deniz kaplumbağaları yaşamaktadır.

Erişkinliklerine göre en ufak boydaki deniz kaplumbağaları 40 kg, en kocaman olanları ise 450 kg ağırlığına ulaşabilirler.

 

Dünyada Deniz Kaplumbağası Sayısı

Dünya çapında Caretta Caretta olarak bilinen türdeki deniz kaplumbağalarının popülasyonu 60 bin kadardır. Ülkemizde de en çok tanınan deniz kaplumbağa cinsi bu cinstir. Bunların 2000’I Akdeniz’de yaşadığı tahmin ediliyor.

Diğer deniz kaplumbağası türü olan Chelonia Mydas’ın ise dünyada 200 bin adet olduğu ve 500 ergin boyutlusunun Akdeniz’de yaşadığı düşünülüyor.

 

Deniz Kaplumbağası Cinsleri

Dünya deniz ve okyanuslarında 7 cins deniz kaplumbağalarının yaşadığı bilinmektedir. Deniz kaplumbağaları, yaşamlarının büyük kısmını kıtalar arası denizlerde geçirmektedirler. Erkek deniz kaplumbağaları hiç bir zaman karaya çıkmazlar ancak dişi kaplumbağalar, belirli üreme dönemlerinde bazı kumsallara yumurtlamak için çıkarlar.

Ülkemizde 3 cins deniz kaplumbağası bulunmaktadır.

Caretta Caretta : İribaş olarak da isimlendirilir. Ergenlerinin kabuk boyları 1 metreye rahatlıkla yaklaşabilir. Tüm dünyada yaklaşık 60 bin adet yaşadığı tahmin edilmektedir. Bazı kaynaklara göre ise sadece yumurtlama potansiyeline sahip dişi sayısı 60 bin adettir. Akdeniz’de 2000 adet olduğu düşünülmektedir.

Yengeçler ile beslenebildikleri için otçul özelliklerinin yanında etçil beslenme tarzına da sahiptirler.

Cinsleri insan kaynaklı nedenlerden dolayı tehlike altındadır. Caretta caretta cinsi kaplumbağalar ülkemizde de yumurtlamaktadırlar. İri kafası ve değişken koyu kahve rengi ile ayırt edilebilir.

Ülkemizde yuvalama dönemleri mayıs-ağustos ayları arasındadır. Erken yumurtlanan yavrular, temmuz ayı ortalarından itibaren kabuklarından çıkarak, denize ulşamaya çalışırlar. Eylül ayına kadar yavru çıkışları görülür.

Akdeniz sahillerimizde yumurtlayabilirler. Hatay Samandağ kumsalından, batıda dalyan’a kadar bölgedeki kumsallara yumurta bırakırlar.

Chelonia Mydas : Yeşil deniz kaplumbağası olarak isimlendirilir. Akdeniz çanağında ve ülkemizde de yaşayan başka bir kaplumbapa cinsidir. Dünyada yaklaşık 200 bin adet olduğu, her yıl Akdeniz’de ise 500 civarında erişkin dişisinin yuva yaptığı tahmin edilmektedir.

Popülasyonları azalmakta ve nesilleri tehlike altındadır. Deniz kaplumbağaları arasında tek otçul türdür. Üreme dönemlerinde, Hatay-Samandağ, Adana ve Mersin sahillerinde yuva yaparlar.

Dermochelys Coriacea : Deri sırtlı deniz kaplumbağası olarak isimlendirilir. Akdeniz’de nadir de olsa bulunur ve deniz anaları temel besin kaynağıdır. Kemikli kabuğu sayesinde diğer tüm deniz kaplumbağalarından kolaylıkla ayırt edilebilir. Boyları 2.7 metreye kadar ulaşabilir ve en büyük deniz kaplumbağası cinsidir. Atlantik okyanusu, Pasifik Okyanusu, Çin Denizi ve Hint Okyanusu gibi yaygın bir bölgede görülürler. En önemli yuvalama bölgeleri Atlantk Okyanus’u kıyılarıdır.

 

Deniz Kaplumbağalarının Üremesi

Dişi kaplumbağalar, üreme dönemlerinde, kumsallara gelerek karaya çıkarlar. Bir seferde en az 100-150 adet yumurta bırakırlar. Her bir erişkin dişi kaplumbağa 1000 adet yumurta yapma potansiyeline sahiptir.

Yavru kaplumbağaların yumurtadan çıkmaları iki ayı bulacaktır. Bu süre zarfında, yumurtalar, her türlü dış tehlikeye açıktır. Yırtıcı kuşlar, tilkiler, yengeçler ve diğer hayvanlar için yumurtalar besin kaynağıdır. Ayrıca yumurtadan çıkan yavrular için de tehlike devam etmektedir.

İki ay sonra kabukların kırılmasıyla yavru kaplumbağalar, denizin parıltısına doğru gitmeye başlarlar. Eğer geceyse ve daha güçlü bir ışık kaynağı varsa, yavru kaplumbağalar oraya yönelebilir ve hayatta kalamazlar.

Maalesef 1000 deniz kaplumbağası yavrusundan sadece bir tanesi 50 yaşına kadar yaşayabilir ve erişkinliği ulaşabilir. Yavru kaplumbağaların denizde de her türlü düşmanı mevcuttur.

Her kaplumbağa, üremek için doğduğu kumsala geri döner. Binlerce kilometre uzağa gitmiş olsa dahi, okyanus geçmesi gerekse de doğduğu kumsalda yumurtlayacaktır.

Deniz kaplumbağalarının üremesinde ve cinsiyet belirlemesinde, bulundukları yuvanın sıcaklığı etkili olmaktadır. Eğer yumurtaların bulunduğu yuva 26 derece ve altındaysa, yavru kağlumbağaların hepsi erkek oluyor. Eğer yuvanın sıcaklığı 32 derece ve üzerindeyse, tüm yavrular dişi olmaktadır. Yuvanın sıcaklığı 29 derece civarındaysa yarısı dişi yarısı erkek olmaktadır.

 

 

Deniz Kaplumbağaları Beslenmesi

Deniz kaplumbağalarının başlıca besin kaynakları denizen içindeki canlılardır. Denizde yosunlar, çayırlar, deniz anaları, süngerler, yengeçler, mürekkep balıkları, mercanlar ve bazı balıklar, kaplumbağaların besin kaynaklatındandır. Kaplumbağaların büyük çoğunluğu otçuldur. Sadece bir tür etçil beslenme alışkanlığına sahiptir.

 

Deniz Kaplumbağaları Tehlike Altındalar

Erişkin boyuta ulaşmış deniz kaplumbağalarının doğada sadece iki düşmanı vardır. Bunlardan biri, bazı cins köpek balıklarıdır diğeri ise balinalardır. Fakat deniz kaplumbağalarının soylarının tükenmelerindeki en büyük etki insandır.

Denizlerin naylon ve plastik atıklar ile kirletilmesi, üreme kumsallarında yapılaşma yapılması, kumsallardan kum çekilmesi, balıkçı ağları, teknelerin pervaneleri, kürsel ısınma gibi nedenler yüzünden soyları tehlike altındadır.

Naylon torba parçalarını deniz anası sanarak yiyen deniz kaplumbağaları veya plastik malzemeleri yiyen deniz kaplumbağaları maalesef ölmektedirler. Geçen yıl bir çok deniz kaplumbağasının bu şekilde öldüğü raporlanmıştır.

 

Türkiye’deki Üreme Bölgeleri

Ülkemizde bulunan 21 adet kumsal, deniz kaplumbağalarının üreme yerleridir. Deniz Kaplumbağaları Araştırma ve Rehabilitasyon Merkezi, kısa adı ile DEKAMER öncülüğünde, T.C. Çevre Bakanlığı desteği ile üreme merkezlerinden bazıları koruma altındadır.

Anamur, Belek, Fenike, Dalaman, Dalyan, Kızılot, Demirtaş, Patara, Kale kumsalları başlıca kaplumbağaların yumurta bıraktığı yerlerdir. Kumsalların toplam uzunluğu 290 km’yi bulmaktadır. Yuva sayısı ise her yıl 1200 adet ile 5400 adet arasında değişmektedir.

O yüzden bu kadar uzun bir alandaki yuva bölgelerinin en azından katı atıklardan arındırılmaları ve korunmaları oldukça zor bir görevdir. Bu görev yarınlarımız için hepimize düşmektedir.

 

 

Yazı : Deniz Giray

 

Kaynaklar :

https://www.seeturtles.org

 
 

Çok Okunanlar

B14

B14

B14           İsaf derecesi  Ekip sayısı Ekip ağırlığı Tasarımcı Tasarım yılı Malzeme Trapez sayısı Uzunluk Genişlik Ana yelken alanı Flok yelken alanı Balon yelken alanı Tekne ağırlığı Uluslararası 2 120 - 140 kg Julian Bethwaite 1986 Fiber (GRP) 0 4.25 m 3.80 m 12.00 m2 5.20...

Byte

Byte

Byte           İsaf derecesi  Ekip sayısı Ekip ağırlığı Tasarımcı Tasarım yılı Malzeme Trapezci sayısı Uzunluk Genişlik Ana yelken alanı Flok yelken alanı Balon yelken alanı Tekne ağırlığı Uluslararası 1 - Ian Bruce - Fiber (GRP) 0 3.70 m 1.30 m 5.40 m2 - - 45 kg...

505

505

  505             İsaf derecesi  Ekip sayısı Ekip ağırlığı Tasarımcı Tasarım yılı Malzeme Trapez sayısı Uzunluk Genişlik Ana yelken alanı Flok yelken alanı Balon yelken alanı Tekne ağırlığı Uluslararası 2 120 - 140 kg John Westell 1954 Fiber (GRP) 1 5,05 m 1.88 m 14,70...