YelkenOkulu
                    .com

    M. Kemal Atatürk
       Savaş Yılları
           Türk Dili
           Diğer
Türk Kadını
  Dünyaki hiçbir kadın fedekar anadolu kadını gibi ülkesinin bağımsızlığı konusunda etken olamamıştır. Yağmur, çamur, kış, kıyamet, sıcak demeden, canları pahasına ve duraksız bir şekilde cephede savaşan yiğitlere hem cephane yaparak hem de onları kağnılarla yada yeri geldiğinde sırtlarında taşıyarak ülkeyi zafere ulaştırmışlardır.Bunlarlada kalmayıp cephededki mehmetçiğe aş verebilmek için tarlaları süren, ürün eken ,hayvan otlatan gene fedakar türk kadını olmuştur.
  Fedakar türk kadını cephede savaşan mehmetçikler için durmadan mermi, kurşun ve gerekl ihtiyaçları yapıyorlar. Torunları da onlara yardım ederek vatanın kurtulmasında büyük emek veriyorlar.
   ''Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştemal veya buna benzer birşeyler asararak yüzünü, gözünü gizler ve yanında geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır.''   /  1925 İnebolu gezisinde örtünen kadınlarla ilgili
Atatürk ve Türk Kadını
  Mustafa Kemal Türk kadının çağdaş bir yapıya sahip olmasını her fırsatta dile getiriyordu.Kara çarşaflar içinde, konuşamayan , kapı önlerine çömelmiş başını bile kaldıramayan ve tamamen ikinci sınıf insan muamelesi yapılan Türk Kadını dünyaya kendisini göstermeliyidi.Öncelikle kadınlara seçme ve seçilme hakkı sağlanarak, savaş yıllarındaki bu fedakar anaların hakları korunmalıydı .Meclise girmeli , çeşitli önemli görevler alarak yurt çapında etkin olmalılardı.Kadınlara haklılarının korunmsının önemini şu şekilde açıklamıştı :
   ''Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir.''
Yıl 1935 kadınlara seçme ve seçilme hakkı

"Bu karar, Türk kadınına sosyal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni mevkiini selahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu selahiyet ve lihakatle kullancaktır."

Atatürk hayatta iken yapılan son seçim olan, 1935 yılı seçimlerinde ilk kez seçilme hakkını da kullanan Türk kadını, TBMM' ne onsekiz kadın milletvekili ile girmiştir. Bu onsekiz Türk kadının yüce meclisin çalışmalarına ne ölçüde katkıda bulundukları ve kararlarında ne denli etkili oldukları meclis tutanakları ile sabittir. Ayrıca kişisel tutumları da övünç vesilesi ve geleceğe olan inançları kuvvetlendirici mahiyette olmuştur. Atatürk' ün, çağı ve değişeni değil, değişecek zamanı milletine göstermesi, kadın hakları ve kadın-erkek eşitliği konularında, "BM İnsan Hakları Evrensel Bildirisi", "İnsan Hakları Sözleşmesi" gibi konular, daha insanlık tarihinin ufkunda bile görünmemişken Türk Kadınına, haklarını

"Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip, donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım."
vermesinin değeri daha iyi anlaşılır. Bağımsızlık mücadelesi yapan ülkeler nasıl Atatürk' ü örnek bir lider almışlarsa, kadın hakları uğruna uğraş ve savaş verenler de, onu bir devrimci olarak aynı şekilde örnek almak durumundadırlar. Çünkü bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörüşlü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir. Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O'na sahip olan Türk milletine...
YelkenOkulu
              .com